New York‘u görüp de “ben kısa bir süreliğine de olsa burada yaşamalıyım” demeyecek çok az insan tanıyorum. New York’u görür görmez büyüsüne kapılmamak mümkün değil. O büyük caddelerin ve kocaman binaların arasında yürürken kendinizi Gossip Girl dizisinin setindeymiş gibi hissedebiliyorsunuz. Özellikle de 5.Caddede yürürken yanınızdan geçen her insan Gossip Girl’den fırlamış gibi olunca…
New York’un sembollerinden biri olan Özgürlük Heykeli‘ni görmek için yanlış bir gün seçmiştim. Ama zamanım kısıtlı olduğundan hava sisli de olsa o devasa heykeli görmeye gittim. Gittiğime de tabii ki değdi. Hep filmlerde, dizilerde gördüğüm şeyleri yakından görmek, fotoğraflarını çekebilmek benim için inanılmaz heyecanlıydı.





























