San Francisco’da Muhteşem 3 Gün

by Be-Blogger Türkiye on: Kasım 16th, 2012

San Francisco’nun yokuşlu sokaklarını doğup büyüdüğüm Şile’nin yokuşlarına benzettim ilk başta. Sonra baktım ki San Francisco’da yokuşlar baya baya dikmiş. Yokuşları yürüyerek değil de Cable Car ile çıkıp inmek oldukça keyifli olabiliyor tabii. San Francisco kıpır kıpır, dinamik bir şehir. Gece  şehrin mağazaları saat 21.00 olur olmaz kapanmasına rağmen restaurantlar ve publar geç saatlere kadar açık. Herkes sokaklarda. Eğer genç nüfusa denk gelmek istiyorsanız mutlaka gece dışarı çıkmanız gerekiyor. Aksi halde sabahları sokaklarda göreceğiniz yaş ortalaması +45 :)

Tabii ben bir turist olarak sadece gece dışarı çıkamazdım. 3 günüm ve gezip görmek istediğim onlarca yer vardı. İlk durağım Çin Mahallesi oldu. San Francisco’daki Çin Mahallesinin çok büyük olduğunu duymuştum ama bu kadar çok etkileneceğimi beklemiyordum açıkçası! Daha önce gördüğüm hiçbir Çin Mahallesine benzemiyordu.


Çin Mahallesine kadar gelmişken sushi yemeden de dönemezdim.

Ertesi gün ilk durağım Golden Gate Köprüsü oldu. Golden Gate gerçekten çok çok büyük ve üzerinde yürümesi de bir o kadar keyifli, ama benim aklım hep İstanbul Boğazındaydı…

Golden Gate Köprüsünün hemen ardından günler öncesinden biletini aldığım -aklınızda bulunsun eğer San Franciscoya gider Alcatraz adasina gidip hapishaneyi görmek isterseniz mutlaka biletlerinizi 3 gün öncesinden almalısınız- Alcatraz turuna katılmak için hemen Fisherman’s Wharf denilen San Francisco’nun en turistik bölgelerinden birine doğru yola çıktım. Tur saatinden önce az da olsa zamanım vardı. Bu zamanı da Fisherman’s Wharf’da farklı lezzetler deneyerek değerlendirdim. Yengeç eti yemek istiyorsanız mutlaka uğramanız gereken bir yer.

Alcatraz’a doğru yolla çıktığımda biraz şaşkındım. Hakkında filmler, diziler çekilen dünyanın en ünlü hapishanesini göreceğim için de heyecanlı… Hayatımda ilk defa bir hapishane görecek olmam da cabasıydı.

San Francisco’daki son günüm park bahçe gezerek geçti. Central Parktan daha büyük olduğuna inandığım Golden Gate Parkın içinde Japon Çay Bahçesi, Botanik Bahçesi, Gül Bahçesi, spor yapılabilecek alanlar, müzeler ve daha niceleri var. Golden Gate Park beni en çok etkileyen yerlerden biriydi. Tüm bir günü buraya ayırırsanız ancak bütün parkın güzelliklerini görebilirsiniz. İnanın tam bir günde bile bitiremeyecek kadar büyük bir park!

Dünyanın pek çok ülkesine göre Amerika bir “Rüya Ülkesi” ve herkesin bir gün oraya gidebilmek için hayalini kurduğu bir yer! Bu abartılı hayranlık ne kadar doğrudur, her şey uzaktan göründüğü gibi midir bilemem ama; imkanı olan herkesin uğraması gereken bir durak San Francisco!

 
 

leave your comment